Sıcacık samimi sokaklarında nefes almak, doğa ile iç içe bir kaç gün geçirmek için ideal bir yerde Adatepe’deyiz.

Gürültü, stres büyük şehirlerin ne yazık ki vazgeçilmezi. Böyle çok bunaldığınızı hissettiğiniz zamanlarda hayata biraz mola vermek istediğinizde, ruhları ve bedenleri doğanın kucağına atmak için bir kaçış noktası, buram buram tarih kokan Adatepe Köyü.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin Küçükkuyu beldesine 3 km uzaklıkta olan Adatepe köyü tarihle öyle iç içe kalmış ki sanki her taşın altından ayrı bir hikaye çıkacak gibi duruyor.

Taş evleri ve evlerin gölgesinde size keyifli bir yolculuk sunan sokaklarıyla Kazdağları‘nın eteklerinde, adeta geçmişten kalma bir fotoğraf gibi.

İda Dağı‘nın batı yamaçlarında tarifsiz enfes bir konumda bulunan Adatepe, Edremit Körfezi ‘nin kuzey ucunda, deniz seviyesinden 280 metre yüksekliktedir. Adatepe Köyü, oksijen oranının yüksekliğiyle bilinen Kazdağlarının en batı ucunda ve Ege denizine tepeden bakan bir konumda, zeytinlik ve çam ormanlarıyla çevrilidir.

Eski bir Rum köyü olan Adatepe Köyü doğal ve tarihi SİT alanı olarak koruma altındadır. Bundan dolayı yıllar önceki görüntüsünü bugünde korumaktadır.

Adatepe Köyüne Nasıl Gidilir?

Adatepe’ye özel araçla ulaşım: Özel araçları ile Adatepe Köyü’ne gelmek isteyenlerin İzmir-Çanakkale Karayolu’nu kullanmaları gerekiyor. İzmir yönünden Çanakkale’ye giderken Ayvalık ve Edremit’i geçtikten sonra Küçükkuyu’ya ulaşılıyor. Küçükkuyu’dan sağa doğru kıvrılan 3 km’lik yol Zeus Altarı ve Adatepe Köyü’ne gidiyor. Ankara, İstanbul ve Bursa yönünden gelenlerin Balıkesir merkez ve Edremit üzerinden Küçükkuyu’ya ulaşmaları gerekiyor. İstanbul’dan bir başka alternatif güzergah Gelibolu-Eceabat arabalı vapuru ile Çanakkale’ye gelerek,  Çanakkale-İzmir Karayolu’na çıkmak ve bu yoldan ilerlemek de olabilir.

Adatepe, İstanbul’dan 512 km, İzmir’den 235 km, Ankara’dan 672 km, Çanakkale’den 97 km mesafede.

Adatepe’ye toplu taşıma ile ulaşım: İzmir-Çanakkale Karayolu üzerinde bulunan Küçükkuyu beldesi Adatepe’ye en yakın nokta. Çanakkale-İzmir güzergahında seferleri bulunan şehirlerarası otobüs firmalarının birçoğu Küçükkuyu’da duruyor. Küçükkuyu’dan Adatepe Köyü’ne minibüs, otobüs ve taksi ile ulaşılabiliyor. Ankara ve İstanbul yönünden gelecekler için Balıkesir-Edremit güzergahı en kolay rota. Bu güzergahı kullanan bazı otobüsler Edremit’e kadar geliyor. Edremit’ten Küçükkuyu’ya minibüsler var. Yaz aylarında bazı firmaların Küçükkuyu’ya direk otobüs seferi de olabiliyor.

Küçükkuyu ile Adatepe arası 3 km. Küçükkuyu Terminali’nden Adatepe Köyü’ne her yarım saatte bir düzenli dolmuş seferi var. Ayrıca taksi ile de ulaşım sağlanıyor.

Adatepe’ye hava yoluyla ulaşım tercihiniz olacaksa birkaç alternatif seçeneğiniz bulunuyıor:

Adatepe Köyü’ne en yakın havalimanı Balıkesir Koca Seyit Havalimanı. Havalimanı ile köy arasındaki mesafe 48 km. Yılın her dönemi uçuşa açık olan havalimanından hava yolu şirketlerinin servisleri Küçükkuyu’ya kadar geliyor. Servis saatleri uçakların iniş-kalkış programına göre ayarlanıyor.

Çanakkale Havalimanı ile Adatepe köyü arasında 95 km’lik mesafe var. Ankara başta olmak üzere Anadolu’nun farklı şehirlerinden direkt uçuş imkanı bulunan Çanakkale Havalimanı’ndan Adatepe’ye gitmek için Çanakkale Otogarı’na geçmek gerekiyor. İzmir yönüne giden otobüslerin tamamı Küçükkuyu’dan geçiyor.

İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Adatepe Köyü’ne 255 km uzaklıkta. Havalimanına ulaştıktan sonra 204 numaralı belediye otobüsü ile Otogar’a geçip, Çanakkale otobüsleri ile Küçükkuyu’ya gidilebiliyor. Havalimanında bulunan banliyö treni İZBAN, Aliağa’ya kadar gidiyor. Aliağa’da inip Çanakkale yönüne giden otobüsleri kullanmak da bir başka seçenek olabilir.

Adatepe Köyü’nün Kısa Tarihçesi?

Kazdağları’nın yamaçlarında bulunan en güzel köylerden biri olan Adatepe Köyü, Rum ve Türk kültürünün beraber yaşadığı ve kaynaştığı en eski Rum/Türk köylerimizden biridir.

İlyada Destanı’nda Gargaros olarak geçen bölgede kurulu olduğundan çok sayıda mitolojik hikaye ve tarihi izlere de sahip.

Geçmişi antik dönemlere dayanan Adatepe Köyü’ne ilk Türk yerleşimi Selçuklu döneminde başlamış. 19. Yüzyılda Midilli Adası’ndan  gelen Rumların da köye yerleşmesiyle, Türkler ve Rumlar mübadele dönemine kadar burada birlikte yaşamışlar. Mübadele döneminin şartlarında köyde yaşayan Rumlar, Midilli ve Girit’te yaşayan Türkler ile yer değiştirmek zorunda kalmış. Buraya yerleşen Türkler de zaman içerisinde deniz kıyısına göç etmeye başlamış. Taa ki 80’li yıllarda bir grup şehirli aydının köye yerleşmesi, yerleşik nüfusun neredeyse hiç kalmadığı ve yıkık dökük halde bulunan köyün binalarını satın alması ve sonrasında aslına uygun koruyarak restore edip işletmelere dönüştürmesi ile birlikte Adatepe Köyü oldukça popüler yerler arasında yerini almaya başlamış.

Adatepe de Neler Yapılabilir?

Kazdağları 4 mevsim mis gibi oksijeni bol havasıyla çok güzel. Bölge konum itibariyle deniz tatili için oldukça tercih ediliyor. Bana göre her yanın çiçek çiçek uyandığı İlkbahar buraların en güzel zamanı.

Adatepe’de bulunan eski taş evlerin dönüşümüyle turistik otellerin çoğu kışın da açık oluyor. Kışın soğuk günlerinde de birkaç günlük kaçamaklara ev sahipliği yapıyorlar. Ancak kışın dükkanlar ve cafeler kapalı oluyor. İlkbaharın gelişiyle Nisan başı gibi de tekrar açılmaya başlıyorlar. Yazın oldukça kalabalık oluyor. Yukarıda da dediğim gibi sakinliğinin tadını çıkarmak için en ideal zamanları bahar ayları.

İlkbahar ve yaz aylarında ziyaretçi akınına uğrayan bu şirin mi şirin köyde neler yapabiliriz hadi biraz gezintiye çıkalım😊

*Zeus Altarı

Köyün denize bakan yamacında bulunan Zeus Altarı, Adatepe de gezilecek yerler arasında ilk akla gelen yerlerden. Adatepe Köyü’nün biraz gerisinde bulunan Zeus Altarı tarihin tozlu sayfalarına konu olmuş gizemli bir yer. Antik çağlarda, çok tanrılı dinlere inanışın olduğu zamanlarda Tanrıların İda Dağları’nda ( Kazdağları) yaşadıkları ve Zeus Altarı’nın bulunduğu tepenin Tanrıların Tanrısı Zeus’un evi olduğu rivayet edilir. Hatta İlyada Destanı’nda Zeus’un, Truva Savaşı’nı bu tepeden izleyip yönettiğinden bahsedilir.

Zeus Altarı’nın olduğu tepeye ulaşmak için, arabanızı park ettikten sonra 800 metre kadar bir mesafe var. Arabanızı park ettiğiniz alanda gözleme dondurma gibi lezzetli mola verebileceğiniz şirin bir işletme bulunuyor. Burada mola iyi de olur, çünkü yol biraz yokuşlu. Ağaçların içerisinde toprak, taşlık bir yoldan yürümeniz gereken Zeus Altarı’na giriş ücretsiz. İçeride herhangi bir tesis yok. Yorucu bir yolculuk olsa da merak uyandırıyor. Tepeye ulaştığınızda karşınızda bir yatır ve dilek ağacına çevrilmiş ağaçlar göreceksiniz. Bu yatır Kurtuluş Savaşı’na da katılmış Erdem Dede’ye ait. Yatırın birkaç metre ilerisinde, Zeus Altarı bulunuyor. Zeus Altarı nedir derseniz. Çok tanrılı dinler zamanında tanrılara hediyeler ve kurbanlar sunulması için inşa edilmiş bir yapı diye tanımlanabilir. Bir başka adı da sunaktır. Tanrılara yapılan sunulardan dolayı böyle adlandırılmış, bir diğer adıyla Zeus Sunağı da deniliyor.

Zeus Altarı kaya kütlesi görünümünde bir yapı. Bu büyük kayanın yanından bir merdiven çıkıyor. Bu merdivenden yukarı çıktığınızda Edremit Körfezi ayaklarınızın altında. Manzara gerçekten tek kelimeyle muhteşem.

*Taş Mektep

1980’li yıllara kadar aralıksız eğitimine devam ettikten sonra öğrenci azlığı nedeniyle kapanan bir okul Taş Mektep. Köye yerleşen bir grup tarafından; köyün öğrenci yokluğu nedeniyle artık kullanılmayan ilkokul binası 1997 yılında kiralanıp restore ediliyor ve Taş Mektep adıyla seminerler ve çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir fikir kulübüne dönüşüyor. Şimdilerde sanat atölyelerine ev sahipliği yapıyor. Taş Mektep etkinlik takvimine internet sitelerinden ve köydeki hemen her işletmenin duvarlarına asılmış broşürlerden ulaşabilirsiniz. Taş Mektep’e mutlaka uğrayın. Herhangi bir etkinliğe, atölyeye denk gelmeseniz bile en azından görmüş olursunuz.

*Adatepe Zeytinyağı Müzesi

Adatepe’ye çıkan yolun başında, anayolun karşı tarafında bulunan Adatepe Zeytinyağı Müzesi; Türkiye’nin ilk Zeytinyağı Müzesi olma özelliğini taşıyor. 1950 yıllarına kadar sabunhane olarak faaliyette olan bina daha sonraki yıllarda farklı amaçlarla kullanılmış. Bir dönem harabe haline bile gelmiş. 2001 yılında 5 girişimci sayesinde terk edilmiş görüntüsüne sahip bina müzeye dönüştürülmüş. Müze binası bahçe içerisinde iki kattan oluşuyor. Müze içerisinde sergilenmekte olan tüm eserler çevredeki çeşitli köylerden ve çevre illerden toplanarak bir araya getirilmiş olan eski zeytin ve zeytinyağı üretiminde kullanılan alet ve eşyalardan oluşuyor.

Müzeyi ücretsiz gezebiliyorsunuz. Müzeyi gezdikten sonra bahçenin köşesindeki mağazaya mutlaka uğrayın. Zeytinyağından zeytine, sabundan vücut losyonlarına kadar zeytinyağı ile ilgili çok fazla ürün bulunuyor. Hatta mağaza içinde denemeniz için masaya güzel bir sunumda yapılmış. Burada zeytinleri ve zeytinyağını deneyebiliyorsunuz.

*Köy Sokakları ve Köy Meydanı

Birkaç dar taşlık sokaktan oluşan köyde, Arnavut kaldırımlı sokak üzerindeki birbirinden büyüleyici taş evler arasında mutlaka gezin.  Eminim bolca hayal kuracaksınız😊Keşke benim olsa diyen bir iç ses size eşlik edecek. Bu taş evlerin kapıları da evler gibi birbirinden güzel.

Hele bir de çiçeklerin açtığı bahar kokusunun her yanı sardığı döneme denk gelirseniz birbirinden güzel renkler harika bir tablo gibi görünüyor. Emin olun her köşede bir fotoğraf çekmek isteyeceksiniz.

O kapı senin bu kapı benim dercesine bol bol fotoğraf karelerine bir dolu mutluluk sığdıracaksınız.  Zaten burada ki yapıların çoğu otel veya atölye olarak kullanılıyor, onlarda alışmış artık bu fotoğraf etkinliklerine.

Yorulduk dimi, işte şimdi köy meydanında asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde mola zamanı. Adatepe’ye ilk geldiğiniz anda girişte, mezarlığın hemen yanında büyük bir otopark alanı var. Bu otopark alanından başlayan taşlık yolu takip edince, köyün meydanına ulaşıyorsunuz. Meydanda iki tane çok büyük çınar ağacı var. Bu ağaçların gölgesinde bulunan işletmelerin birinde oturup şöyle demli bir çay ya da bol köpüklü bir kahve eşliğinde dinlenirken köyün tatlı huzurunu yaşayabilirsiniz.

Adatepe’de Konaklama?

Yeşille mavinin en güzel tonlarını görme fırsatı yakalayabileceğiniz aynı zamanda tarihle iç içe bir tatil geçirebileceğiniz Adatepe Köyünde, köy meydanının iki yanında yer alan Zeushan ve Adatepe Pansiyon diye iki ayrı butik otel var. Eğer tercihiniz köyde kalmak olmazsa çevrede kalabileceğiniz pek çok yer bulunuyor. Köye en yakın yer 4 km mesafedeki Küçükkuyu. Burada her keseye göre oteller, moteller, pansiyonlardan çokça var. Arzuya göre konaklamayı burada yapıp gezmek için araçla yukarı çıkabilirsiniz.

Adatepe’de Ne Yenir?

Adatepe çok fazla turist akınına uğrayan bir yer olsa da öyle çok lüks beklentiniz olmasın. Sonuçta gayet doğal bir köy ortamı.

Ege mutfağından pek çok farklı lezzete sahip Adatepe köyünde zeytin ve zeytinyağlı yemekler ön planda. Özellikle zeytinyağlı kabak çiçeği dolması tadılası lezzetlerden. Gözleme ve çiğbörek oldukça tercih edilen lezzetlerden. Meydanda ki mekanlarda farklı  gözleme çeşitleri (otlu, peynirli, patatesli, kıymalı) var. Hele de Ege’de olunca meşhur Ege otları ile olanları tercih edebilirsiniz.

Bölgenin yöresel otlarından yapılan dondurmalar burada ki efsanelerden. Köyün meydanındaki dondurmacılardan otlu dondurma ve klasik diğer çeşitlerini de deneyebilirsiniz. Dondurma seven olunca meyvesi, otlusu azcık hepsinin tadına baktım. Şiddetle tavsiye ederim.

Bir diğer meşhur lezzeti karadut ve koruk sularının da tadına illa ki bir bakın.

Bölgede yetişen kekikten taze veya kuru mutlaka almalısınız. Buranın zeytin sütü oldukça meşhur buralara kadar gelmişken hiç değilse bir tadın.

Bol bol fotoğraf çekmek, tarihi çınarların altında güzel bir Türk kahvesi içmek öyle keyifli ki sanki bir masalda gibisiniz.

Adatepe notları şimdilik bu kadar, bir başka rota da buluşuncaya dek keyifle, sağlıkla ve Ege Fısıltıları ile kalın…

Bozcaada gezisi yazım için lütfen tıklayınız…

Gökçeada gezisi yazım için lütfen tıklayınız…