Kendine has dokusu, sıcacık, samimi, Arnavut kaldırımlı sokaklarında dolaşırken, tarihi Rum evlerinin büyüsünde o eskilere dalıp giderken, büyük şehrin gürültüsünden bir an olsun uzaklaşmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamak için biçilmiş kaftansın Cunda, ahh.! rüya gibisin.

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin sınırları içerisinde yer alan Cunda adası bir diğer adıyla Alibey adası; kendinizi doğanın kucağına bırakabileceğiniz, eşsiz manzarası ile büyüleyen, Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü olma özelliğine sahip şirin mi şirin adamız.

Kuzey Ege’de görülmesi gereken en güzel tatil beldelerinden biri olan Cunda, doğal ve tarihi güzelliklerinin yanı sıra denizi ve zengin mutfak kültürüyle de Ege’nin en gözde tatil kaçamak noktalarından.

Cunda Adası’na hava yoluyla ulaşım: Cunda Adası’na gitmek için önce Ayvalık’a gitmeniz gerekiyor. Birkaç ulaşım seçeneğinin bulunduğu Ayvalık’a havayolu ile ulaşmak istiyorsanız en yakın havalimanı Balıkesir Edremit Kocaseyit Havalimanı..

Koca Seyit Havalimanı’ndan hareket eden toplu taşıma araçları ile veya Pegasus Hava Yolları’nın ücretli servisleriyle Burhaniye-Karaağaç-Gömeç-Ayvalık güzergahından Cunda’ya ulaşabilirsiniz.

İzmir Adnan Menderes Havalimanı ise Cunda’ya 171 km uzaklıkta yer alıyor.

Cunda’ya kara yoluyla ulaşım: İstanbul’dan Cunda’ya; Bursa, Balıkesir, Edremit rotasını takip ederek yaklaşık 5-6 saat gibi bir sürede ulaşabilirsiniz. Cunda Adası, karayoluyla İzmir’den yaklaşık olarak 3 saat sürüyor. 

Ayvalık’a geldikten sonra Cunda’ya gitmek için iki farklı ulaşım seçeneğiniz var; kara veya deniz yolu ile adaya geçebilirsiniz. Ayvalık merkezden Cunda merkeze uzaklık aşağı yukarı 7 km kadar. Ayvalık merkezden her 30 dakikada bir hareket eden Ayvalık Belediyesi’ne ait otobüsler, sabah 06.30 ile gece 01.00’a kadar Cunda ile Ayvalık arasında karşılıklı seferler düzenliyor. 07.00-01.00 saatleri arasında taksi dolmuşlar da ulaşımı sağlıyor.

Bir diğer alternatifiniz feribot olabilir. Ayvalık Limanından saat başı hareket eden feribotlar ile Cunda’ya deniz yoluyla da ulaşım imkanı var.

Cunda; enfes mezeleri ve mavi bayraklı sahilleri ile tam bir tatil yeri demişken, gezmeye çıkalım ve neler yapabiliriz bi bakalım..

Cunda Adası, gezilecek görülecek yerler açısından oldukça zengin. Cunda’da mutlaka görülmesi gereken yerler Aşıklar Tepesi, Yel Değirmeni, Agios Yannis Kilisesi, Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı, Rahmi Koç Müzesi Taksiyarhis Kilisesi, Tarihi Cunda Evleri, Tarihi Kilise ve Manastırlar, Ada Camping ve Güvercin Adaları.

Cunda Adası’nın oldukça geniş sahil yolu araç trafiğine kapalı. Eğer Cunda’ya aracınız ile gelirseniz paralı belediye otoparkına aracınızı bırakarak sahil boyunca yürüyüş yapabilirsiniz. Sahilin gecesi de gündüzü de ayrı güzel ve oldukça hareketli. Sahil boyunca seyyar satıcıların sattığı buzda bademler ise gezintinize lezzet katabilir. Ayrıca adanın dar sokaklarında gezinti yapabilir gezdiğiniz yerleri fotoğraflayabilirsiniz.

Adanın diğer bir güzelliği sevimli kahve mekanları, burada köpüklü kahvenizi içerken kendinizi dinleyebilir hatta kitabınızı okuyabilirsiniz.

Günübirlik tekne turlarına da katılarak hem denizin tadını çıkarabilir hem de çevre adalarını keşif edebilirsiniz. Tüm bunları yaparken pırıl pırıl bir denizde yüzme şansını da kaçırmamalısınız.

✔️Aşıklar Tepesi/ Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı; Cunda Adasın’da manzarayı en güzel seyredebileceğiniz yerlerden biri Aşıklar Tepesi. Gerçekten manzara enfes, önce serin bir limonatayla şöyle bir arkanıza yaslanın taşlı ve dik yokuş yolun sonrasında bir mola verin ve sonrasında bol köpüklü bir kahveyle Cunda, Ayvalık ve çevre adalarının manzarasının tadını çıkarın. Büyülenmemek mümkün değil.

Tepenin olduğu bu noktada bulunan Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı’ndan bahsedeyim biraz daMübadele döneminde Agios Yannis Kilisesi olan bu tarihi yapı, yıllar içerisinde bakımsızlığın ve ilgisizliğin bir sonucu olarak yıkılmaya yüz tutmuş ve iş adamı Sayın Rahmi M. Koç’un kültür varlığı olan eski eserlerin kurtarılmasına yönelik girişimleri sonucunda, maddi ve manevi katkıları ile restore edilmiş ve 7 Ağustos 2007 tarihinde Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı olarak Cunda Adası’na yeniden kazandırılmış. Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı bünyesinde hizmet vermekte olan Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı, günümüzde büyük bir kültür mirası olarak varlığını sürdürüyor. İsmini, ilerleyen yaşı nedeniyle göz sağlığı bozulan ve “göremediğime değil, okuyamadığıma üzülüyorum” diyen Emekli Büyükelçi Necdet H. Kent’in ve eşinin isimlerinden alan Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı’na, Necdet H. Kentin oğlu Muhtar Kent tarafından, merhum babasından kalma 1300’ü aşkın kitap bağışlanmış. Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı’nın hemen yanında tarihi bir yel değirmeni bulunuyor. Bu değirmenin giriş katında küçük hediyelik eşyalar ve yörenin zeytinyağını satan dükkanlar yer almakta. Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı’nı Pazartesi hariç haftanın her günü 09:30-17:30 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edebiliyorsunuz. 

✔️İstanbul ve Ankara da bulunan Koç Müzesi’nin devamı niteliğinde olan Rahmi Koç Müzesi Taksiyarhis Kilisesi; Ayvalık’ın ilk kilisesi olma özelliğine sahip olan Taksiyarhis, 15. yüzyılda küçük bir ibadethane olarak inşa edilmiş. 1873’te eski temelleri üzerinde yeniden inşa edildikten sonra metropolitlik kilisesi olarak ibadete açılmış. 1927-28’de minaresiz bir camiye çevrilen yapı daha sonra uzun süre Tekel deposu olarak kullanılmış. 1944’teki depremde büyük hasar görmüş ve zamanla büyük oranda tahrip olmuş. Mayıs 2012’de Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı’nca kültürel ve sanatsal etkinliklerde kullanılmak üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden 49 yıllığına kiralanmış ve restore edilerek 31 Mayıs 2014 tarihinde müze olarak ziyarete açılmış. Müze de İstanbul ve Ankara’da ki Rahmi M. Koç müzelerinin varlıkları temel alınarak teneke oyuncaklardan buharlı mekanik modellere, bebek arabalarından zaman ölçüm aletlerine uzanan geniş bir koleksiyon sergilenmekte.

✔️Despotun Evi diye de bilinen papazın evi; Cunda’daki Rum evlerinin en ihtişamlı olanlarından. 1862 tarihli bina, Yunanistan’dan Cunda Adası’na gelip yerleşen Despot adlı birinin malikanesi. Despot 1877’de evine hırsızlar tarafından düzenlenen bir baskında öldürülür ve evindeki değerli her şey yağmalanır. Daha sonra Osmanlı döneminde, Osmanlı tarafından satın alınarak hükümet binası olarak kullanılan malikane, 1920’lerde öksüzler yurdu olarak da kullanılmış. Mübadele sonrası da Türkler tarafından ilkokul ve öksüz yurdu olarak işlev görmüş. 80’lerde boşaltılan ve zamanla atıl kalan bina şimdi restore edilerek çok şık bir otele dönüştürülerek hizmet vermekte.

✔️Cunda merkezde ki Anelemmatik Güneş Saati 2004’te bölgenin sevilen isimlerinden Ahmet Erol Keskin’in vefatı üzerine Ayvalık Belediyesi tarafından anısına yapılmış. Yerlisinden yabancı turistine herkes, güneş ışınlarının açısına göre gölgesinin düştüğü konumdan yola çıkarak saati öğrenmek için sıraya giriyor.

✔️Cunda Tarihi Taş Kahve; Cunda deyince akla ilk gelen mekanlardan biri, Rumlardan kalma bir yer olan ve adını da tarihi binasından alan Taş Kahve’dir. Yüksek tavanları ve taş duvarları sayesinde yaz sıcağında bile oldukça serin olan bu mekan da oturmak oldukça keyiflidir. Hatta içinin ambiyansı sebebiyle Kurtuluş Savaşı dönemini anlatan dizilere ve 70’li yıllarda filmlere sık sık ev sahipliği bile yapmış. 7’den 70’e herkesin buluşma noktası gibi olan Taş Kahve de, Damla sakızı ve dibek kahvesi, oldukça iyi yapılıyor.

✔️Eğer denk gelirseniz Cumartesi ve Pazar günleri kurulan, tabiri caizse binbir çeşit en taze en farklı Ege otlarını bulabileceğiniz Cunda pazarını ziyaret edebilirsiniz.

✔️Cunda Adası’nda gezilecek yerler bittiğinde en güzeli merkez de, kıyıda sıra sıra dizili tekneler ile tekne turu yapmak. Burada iki türlü tekne var. Biri kalabalık grupların gittiği klasik tekne turları, diğeri de sizin kiralayacağınız özel tekneler. Denize açılmak, koyları gezmek ve Cunda Adası’na bir de denizden bakmak çok güzel oluyor emin olun. Turlar Cunda Adası’nın batı yakasındaki Pınar Ada, Yellice Adası ve Kara Ada etrafında turlayıp civardaki koylarda demir atıyor. Kara Ada’daki Akvaryum Koyu ve Yeşil Koy en güzel denize girme noktaları. Yalancı Boğaz denilen taraf ise görsel olarak çok hoş bir yer.

✔️Cunda sahillerinde deniz keyfini de kaçırmayın tabii.

Adanın en güzel plajları adanın arka tarafında kalıyor. Ortunç Koyu gayet güzel deniziyle sizi karşılıyor. 

Cunda’da Konaklama.?​

Adada ki oteller daha çok eski taş konakların restore edilerek kaliteli butik otellere çevrilmesinden oluşuyor ve genellikle 5-15 oda kapasiteli. Butik otellerin bazıları ekonomik iken bazıları ise oldukça pahalı ama kaliteli olabiliyor.

Tercih zevkinize ve bütçenize kalmış oluyor. Ayrıca belirtmekte fayda var, bazı otellere çocuk kabul edilmiyor, sessizlik konseptinden dolayı otellerin ciddi bir kısmı belli yaş aralığına dikkat ediyor. Rezervasyon sürecinde mutlaka bu konuyla ilgili detaylı bilgi alınız..

Cunda Fora Hotel, Fikretbey Konağı, Cunda Esen Otel, Cundavilla Hotel, Ziyabey Konağı, Hotel Erol, Nisi Hotel bunlardan bazıları…

Cunda’da Ne Yenir?

Cunda merkezde bulunan tarihi Karadeniz Pastanesi’ne mutlaka uğramalısınız. Lor peynirli kurabiyesi bir efsane. Fırından sıcacık çıkıyor ve yumuşacık oluyor. Bu pastanenin sakızlı kurabiyesi, hindistan cevizli kurabiyesi ve lor tatlısı da süper. Taş Kahve’de kahvenizi ya da ada çayınızı yudumlarken kendinizi manzaraya bırakmalısınız.

Ayrıca Adanın balık lokantalarında muazzam lezzetleri tatmalısınız. Cunda, rakı-balık-Ayvalık keyfinin en güzel yaşandığı yerlerden biri. Özellikle Ayvalık’a özgü olan papalina balığının tadına bakmalısınız. Cunda’ya geldiğinizde, bir akşamınızı Girit yemekleri yapan bir restorana ayırın ve o meşhur sağlıklı olduğu kadar leziz Ege otlarının tadına bakın.

Özellikle turp otu, radika, rezene, hardal otu, deniz börülcesi, kabak çiçeği, ısırgan, kazayağı, cibez otlu gibi ot yemeklerinden en az bir iki tanesini mutlaka deneyin.

Bay Nihat, Deniz Restoran, Teos Restoran, Lal Girit Mutfağı, Adamis Zeytinyağlı Ev Yemekleri tercih edebileceğiniz mekanlardan bazıları. Eğer balık, ot ve deniz ürünü değil başka lezzetler de olsun derseniz Ayna Restoran, L’arancia, Pizza Uno seçenekleriniz olabilir. 

Cunda’da sahilde yürürken lokmacıları  mutlaka görürsünüz. Lokma İmparatoru Saki & Mustafa’nın Yeri, en ünlü tatlıcılardan,

eğer seviyorsanız mutlaka burada tadına bir bakın, yalnız önünde epey kuyruk oluyor ama beklemeye değer. Sakızlı dondurma için Dondurmacı Cemal en doğru adres..

Ve keyifli bir gece için Vino Şarapevi gayet nezih bir ortam, biraz erken davranmakta fayda var masalar çok çabuk kapılıyor. 

Cunda’dan ayrılırken keyifle geçirilen anların yanında yöreye özgü zeytinyağlı sabun, zeytin ve zeytinyağı almayı da unutmayın..

Yolunuz buralara düşmüşken Ayvalık’ın sanat köyü Küçükköyü ziyaret etmek isterseniz yazıma tıklayınız. 

Sağlıkla ve Ege Fısıltıları ile kalın..