Bazılarıyla hiç oturup konuşmadan hakkında roman yazabilirsiniz.  Kurguladıklarının gerçek olduğunu bilirsin. Gözlemlere dayanarak fikir sahibi olmaktan söz etmiyorum. Derin bir düzenin sistematiğinden bahsediyorum.

Bu nasıl bir histir ki dokunmadan nasıl dokunacağını, duymadan sesindeki tonlamaları, gülüşündeki parıldamaları bilirsin. Birlikte olman için yan yana olmak gerekmeksizin yaşarsın onu, tanışmadan da tanıyorsundur. Yaşanmışlıklar bir bütündür ve birbiriyle kıyaslandığında kesişen benzerlikler içerir.

İnsan evrenin simgesidir, evreni anlayabilirsen insanı da anlarsın demiş J.Klayne.

Her şey, herkes evrenin bir parçası, sistem muazzam, kocaman bir matematik denizinde yüzüyoruz. Kuantum fiziğine göre varlık gösteren her madde, senin içinde de tüm formülleriyle var ve dolayısıyla sen tüm yaratılışla bütünsün.  Düzlemi kainat olarak düşünecek olursak, sayı doğrusundaki temsili sayılar her biri birbirine bağlı olarak ilerler. Bu da her varlığın birbiri arasındaki ardışık dizilimini gösterir. Bu nedendendir ki, insanlar da aralarında gözle görülmeyen bağlar kuruludur, yaşadıklarımız tekerrür eder ve hissettiklerimiz mutlak değerde doğrudur.

Yaşarken şahit olduğun izlenimlerini formulize edersen, hayatının ne kadar kolaylaşacağını göreceksin. Her anlamda hafifleyecek ve başına gelmesini istemediğin olaylara karşı esneklik kazanacaksın. Tecrübe edinmek tüm doğru ve yanlışlar kümelerinin birleşimidir. Yeter ki enerjini kendine döndür, başkalarının arka bahçelerindeki kör kuyularda boğulma. İsabetli gözlemler yap, önyargıyla yaklaşma, her anını gerçekçi bir görü ile çözümle.

Evrenin temel yasası dengeyi sağlamaktır. Her şey denge içinde hareket eder. Zaman zaman, yer yer dengeyi bozarsan hayat seni sert şekilde frenler. Birtakım mekanizmaların sıfırlanması, aslında dengenin devamlılığı için gereklidir. Bazı yıkıntılar olmalı, sıfırlanmalı, yeniden dizayn etmelisin, bir yerlerde mutlaka bir işlem hatası yapmışsındır. Farklı yollardan sonuca ulaşabilirsin. Problemleri çözerek yürümek, yaşamın ilerlemesi için temel koşuldur. 

Tesadüf diye bir şey yoktur. Hiçbir karşılaşma rast gele olmaz. Denklem, önceden yaşanmışlıklarla kuruludur. X’e verdiğin artı değer karşı tarafa, olması gereken yere geçip eksi olmayı bekliyordur.

Sonuca yaklaşman için doğru an gelmiştir. Dengeyi sağlamakla yükümlü olan değer teorisi, her hâlükârda olması gereken yöne göre ilerler.

Matematik, hayatının her alanında, her noktada geçen sonsuz sayı doğrusuyla vardır, dikkatle izlediğinizde göreceksiniz. Küçük hesaplar yaparsan, yanlış sonuç alır, oyun dışı kalırsın, mantığınla duygularını da birbirine paralel oranda kullanmayı öğrenmelisin. Ancak doğru sonuçları adım adım ilerleyip kazanmayı öğrendiğinde dengede kalmayı başarabilirsin.

Eksisiyle, artısıyla hayat matematiğin kendisidir…

Ayben Günak