WELCOME SALTY SAILORS

KOORDİNAT :36°38’39.47″ N – 28°53’37.52″ E HARİTA NUMARASI: 312

Göbün koyu uzaktan dikkatli bakmazsanız gözünüzden kaçacak kadar girişi saklı, yaklaştıkça dikkatiniz çekecek kadar güzel bir koydur. Sizi ilk olarak koyun girişinde hafifçe tebessüm etmenizi sağlayan dalgıç Tahir Özmen ‘den kalma ‘welcome salty sailors ‘ tabelası karşılar. Bu tabela bir davetin yanında koyun içinde sakladığı öykülerinde ilk işaretidir aslında. Göbün amatör denizcilerin gönlünde taht kursada birçok profesyonel denizciye, prenseslere ve devlet adamlarına ev sahipliği yapmıştır. Güzelliğinin yanında içinde gezen öykülerle de sizi içine alacak kendine bir anda bağlayacak güzellikteki Göbün’ü gelin beraber keşfedelim.

Göbün koyu Domuz adasının güneyinde girişi oldukça dar, etrafı çam  ve zeytin ağaçları ile kaplı bir koydur. Koyun içinde ortalama derinlik 5-7 metre arasındadır derinlik en dip noktalarda hızlı bir şekilde 1-2 metreye kadar düşer, teknelerin salmalarına dikkat. Koyun içlerinde en dar yerinde genişlik 50-60 m ye kadar düşebilir ve manevra alanı gittikçe daralır bu yüzden büyük teknelerin dikkat etmesi gerekir.

Bu cennet koy, Göbün 40 yılı aşkın süredir 4 yörük ailesine emanet. Göbün koyundaki restoranın kurucusu  Tahir Özmen aslında bir dalgıç ve  sünger avcısı yaklaşık 40 yıl önce tuttuğu balıklardan balık ekmek yapıp satarak başlamış Göbünde ki lezzet yolculuğuna, onun bıraktığı mirası şimdilerde oğlu Deniz Özmen ve yeğenleri Önder ailesi devam ettirmekte ,Muammer Önder yöneticiliğini yapmakta.

Peki Göbün’ü Göbün yapan ne? Bence kesinlikle Tahir Özmen ve şuan Göbün’ün üstündeki köylerinde yaşayan bu yörük aileleri. Sizi gelir gelmez sıcaklıkları ile içlerine alırlar. Göbünde diğer koylardaki gibi gereksiz kasıntılık yoktur ama gözünüzde köhne bir yer olarak canlanmasın, Ali Boratav abimizin kitabında ve Göbünün sessiz öyküleri de anlatıldığı gibi Monaco Prensesi Caroline’nin kalabalık bir yaz günü bar sandalyesinde boş masa beklediği ve sıcakkanlılıkları ile Kuveyt Emir’inden köylerine cami sözü aldıkları söylenir. Bir yürüyüş esnasına ezan sesine denk gelirseniz bu bakir koyda ezan sesi nereden geliyor diye şaşırmayın 😊

İşte böyle bir yer Göbün bir prensese boş masa bekletecek kadar güzel ve bu durumdan hiç rahatsız olmayacak kadarda sıcakkanlı insanlarla bezenmiş.

Yine Ali Boratav abimizin kitabında başka bir öyküye denk geldim, merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın bulunduğu yat Göcek gezisi sırasında hasarlanır ve su almaya başlar, onları kurtaran ise  dalgıç Tahir Özmen! Sonrasında tekne batarken, dalgıç Tahir sanki daha az önce hayatlarını kurtarmamış gibi onları Göbün’de mütevaziliği ile misafir eder. Ama ne yazık ki aynı Tahir Özmen daha sonraları Göbün ‘e ağaç dikti diye 3 yıl hapis yatırılmış. Bunu öğrenmek içime taş gibi oturdu. Koyları talan edip ağaç kesenlere ceza yokken, ağaç dikti diye hapis yatmak. O yüzdendir ki Göbün tüm tuzlu denizcilerin kalbinde taht kurmuştur.

(Ali Boratav -Mavi Yolculuk Rehberi syf:289-292)

Göbün Göcek koyları içinde yürüyüş yolları en rahat  ve seçeneği en bol olanı olabilir . Restoran kısmının üstünde yörüklerin köyüne giden patikayı takip ederseniz bir süre sonra kendinizi Likya yolları içinde seçim yapmaya çalışırken bulacaksanız.

Eğer benim seçtiğim patikayı takip ederseniz sizi harika bir manzara bekliyor olacak.

Bakalım kimler benim yolumdan gitti 😊

Farklı bir rotayı takip ederseniz sizi Bizans döneminden kalma kalıntılar bekliyor olacak.

Göbün’ü sizlere daha önce hiç anlatılmadığı gibi anlatmaya çalıştım. Göbün’e gözü gibi bakan, her sene dip temizliğini yapan, ağaçlandırmaya çalışan, denizcilerle dost olmuş hem denizci, hem  yörük olan bu geniş aileden ve dalgıç Tahir Özmen ‘den bahsetmeden olmazdı elbette.

Göbün’e giden tekne turları yok maalesef, kara ulaşımı da bulunmamakta, bazı özel tekne turları ile Göbün ‘ü ziyaret edebilirisiniz.

Göbün ‘de şimdiye kadar hiçbir teknenin geri çevrildiğini görmedim, hep bir teknelik boş yer vardır. Hatta bayramlarda tekneleri saymakta zorluk çekebilirsiniz. Size yine de gitmeden önce restoran ile haberleşip rezervasyon yaptırmanızı öneririm eğer prensesler gibi sandalyede beklemek istemiyorsanız 😊

Sizlere Ege koylarını yazmaya devam edeceğim. Egenin size fısıldadıklarını dinlemeye devam edin.